Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara?
Kaç yalan yıkacak güvenleri?
Kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına?
Kaç damla gözyaşı dökeceksin uğruna?
Kaç yarın bekleyeceksin?
Sonralara kaç damla gözyaşı?
İnanÇ ßiR TaRLaDıR
HeDeFi OLaNLaRıN SüRDüĞü
GüLMeK BiR MüKaFaTTıR
AĞLayaN GöZLeRiN GöRDüĞü
ÖLüM ßiR KaRaNLıKTıR TüM I$ıKLaRıN SöNDüĞü
MaDaLyoN 2 TaRafLıDıR
İyİ ve KöTünüN BöLDüğü
Aşkın tepe noktalarına ulaşabilme lüksü güvene bağlı.
Bana iyi bir rol verin, Amacı var yapılan her eylemin
Sen benim başarımı kıskan odana yapıştır resmimi daha çok hırslan
Va®LiK ®uHu Te®K eDe® GöZüN GöZüMDeN aY®iLiNCa! BeNDeKi a$K aLTiN MiSaLi aGi®LiGiNCa
Bu kül tablası kaçıncı kez yattı sigara altına? Söyle her nefeste kaç adim yanaştım tahtıma?
Yarının bugünden çıkarı ne?
Külle bezenip gülle kandırıldı tüm hayallerim.
Darbeler yesen de yüreğine
affetmek en asil intikam.
Dostumundu teklif
düşmanındı ısrar
acaba nereye kadar sürer bu tekrarlar.
Yalanlara radar olsan neye yarar
zararın dönüşü kârın el mi sallar? Batan güneş yine doğar.
Zorla güldü âmâlar ağlamak mı ayıp?
Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda tanıdılar mutluluk denen kelimeyi.
Dayanacağın bir duvarın yoksa ör hadi
kuvvete dayanamayan adalet aciz
adalete dayanamayan kuvvet zalimdir.
Birikimlerimiz kısıtlı
arzularımızın ışığı
egoizme yansıdı
ya da kısıtladık insancıl yanımızı
tokatladık karanlığa mum yakanları.
Geçemediğimiz köprüler ardımızdan ağladı
tıpkı yere düşen ekmek kırıntıları gibi
zan altında masum yedi kelepçeleri ve sırıttı birileri
Amacını yamacında boğarak yok oldu Sezar
dedelerin toprak oldu bak orda mezar!
Yalanla savunan dürüstle tanıştı
tekmeyle kovulan kiniyle yarıştı
paradan uzak olan silahla tanıştı
hayatla darılan ölümle barıştı.
Mermi icat oldu Mertim Bozuldu.
Suçu Gelin Etseler De Kimse Güvey Girmeyecek.
Kurak sevgi bahçesi suya hasret.
Tek kurşun bitirebilse gari bu hayatı bari bin kurşun atın da gönlüm doysun ahali.
Aldım yaşamı yanıma kutu kolacasına üç dikişte dibe vurdum
depozitosunu Tanrıma ödüyorum.
Bir Yığın İnsan Gördüm Günlükleri Dolabında Gizli Saklı
Kendiyle Mektuplaşan Ya Da Kendiyle Konuşan. Dününü Unuttu Hepsi. Günler Günlüklere Küstü Ya Da Günlük Yazara Kara Kara Önlük Giydi
Son Mektup Kalbine Sıktı.
Aklı Maçaya Gelen Görüntülerde Çalmıştınız Kalbimi
Kırmıştım Annemi Dahi. Bir Özür Vahi
Bir Ömür Fani
Ödemem Zor Bu Bedeli Ve Ebedi.
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yanlizliklarimiz.(skit)
Sonbaharda Katil Oldu Rüzgârlar
Öldü Tüm Yapraklar
Yağmur Aldı Gözyaşı Ve Rüzgâr Oldu Ruhlar Estiler Yavaşça. Sen Misali Ağlamıştı Her Dünüm Usulca.
Aynalarda Buğulu Yüzümü Göremez Oldum
Ve iyimserlik Mateminde Sari Gül Tuttum.
Biz Dünden Olma Yarına Varma Garibeyiz.
Yalnızlık Ömrüm Boyunca Tanımadığım Bir Yabancıydı; Onunla Şimdilerde Beraber Uyanıyoruz Her Yeni Güne iki Yalnız Şarkılar Yazıyoruz
Yorgunuz
Çok Yorgunuz
Çok Yorgunuz...
Yastık altı masallarıyla uyuya kaldı her çocukluk
nöbete kaldı kör burukluk
sabaha rüştü tez karanlık
hazlar ormanında dev sazlar
notaya döktü düşünü
sayıkladın kesin!...
Ve annen ekini tuttu geçti yavrum elimi tut..şşşşşşhhhh mommy listen.
Sabah yumruk konuşur
gecelerimde silahın notaları.
Ben yarındım ancak aldınız elimden bugünümü kimliğimden utanır oldum
Türkiye burası değil
hep sefil bakışlar onumun dokuzu psiko bunalım 24 saatte 3'lü çevirir sen-ölüm-kalım!
Çekilişsiz
kurasız hediyeyi sundum
al ve aç paketleri
içine sevgi koydum
arada sıkışan nefretimde cabası.
Vefalı bekleyişler
zamana küstü tüm bu bekçiler
isyan etti sevgiler
direnişte nefretim.
Lolipop sekerleriyle 18ine kadar flörtsün ve mahlûk söyle adin nedir? Kaç harften oluşu yosun? Kaçın sesli? Kaçın sessiz? Kaç davranış sergiledin? Kaçi yerli? Kaçı yersiz?
Günlerim ağlak sabrın sonu selamete varsa da faydası yok
gözlerim sağanak varsın sözüm olsun gülücük merhamet olmasın
defterim sığınak yazdıklarım ayrılık damarında kan bitmiş günlerim ağlak sağlıcakla kal benden uzak dur yakın olma.
Çocukluk naftalinle gizli hatıralar sarı benizli kim kerizdi? Belki aklım bir denizdi ben boğuldum.
Kalbi hacize verdim oysa borçlu sendin.
Bir bahaneden ibaret terk ediş.
Canımı yolda buldum
tuttum kolundan evine soktum.
Notumu verdi hocalarım nasihatı koydum cebime ve zorda kalana dek çıkarmadım.
Ve ben bozuk paraydım anlaşılamadan çiklet oldum.
Ve ben bütündüm yarımı sevgilimde bırakıp yarımı sokağa attım.
Mutluluktan ağlak olmak artık bir seferlik bana da mahsus anlamak kolaysa bak bi gözümün içine !...
Kaybettiğim gülücüğü gül demeti halinde koymuşlar oysaki suratıma gömülü parmak izlerin omuzlarımda gözlerimde bir filmsin. Göz çukurlarımda uyuya kalmış bir bebeksin.
bende ninninim uyu....
Bilmecelere ısınamadım hele de senle ilgiliyse sevemedim sualleri cevapların yetersiz kaldı.
Tarihin sayfa aralarına kırmızı gülümü çoktan koydum.
Suretim şarap misali
eskidikçe değeri arttı.
Anonim oldu haykırışlarım.
Bu abi yerle çok sevişti. düşmek hiç ayıp değil
kalkmasını bil!... ve acele et şu gözyaşını sil!...
Takma kendimden can sıkıntım
önceden beridir bir ölüm takıntım. Bunu da yüzüme vurmasınlar sade evde yüzüm asık
dışarda sempatik takıldım.
Benim kalemimi bir kişi yıktı
kalemimi kirdi sözlükte sevgiliydi anlamı..
İçimdeki sultanın yüzünü görmek ister gözlerim.
Rab'la arana giren şifreyi çöz.
Dayanmak en zor eylem.
Duymak fayda etmez sağıra zaten.
Ah bedava sirke sen mi baldan tatlısın?
Aşkımın gözyaşları deniz
içinde Yunus balıkları
ne zaman duracak bilmem kafamın dönme dolapları.
İnecek var
durdurun dünyayı !...
Sahip olamadıklarının peşine kaç kez takıldı düşüncen?
Tahminimce aklın bilinmez kişiler tarafından kiralık.
Beni sevmek için programlanma
devrelerini yakarım.
Unutma kurşun her gülümsediğinde bir kalp ağlatır
Korkusuzluk sahipleri neden kemer arkasında silah taşır.
Telefon çaldı ne yazıkki iyi niyetlerimi meşgule verdim
Kaprislerimin tadını çıkarıp kinlerimi boğar durumdayım.
Bana benden başka bir dost varsa bilmem lazım.
Son doğum günümde kendime yeni bir ben aldım.
Umarım kaderin bitiş çizgisinden uzağım tanrım!..umarım tanrım...
Kimlik kayıplarınızı gazete ilanı yapın
somutlaşın!...
Yalancının konuştuğu lisan daim yalanca.
Arkadaşlıklar neden en az bir çıkara dayalı.
İyi şansın peşinde kovalayanlar yakaladıklarında bırakmayacaklar bu kesin.
Kokuşmuş ruh leşlerinize ruh eşimle ısırık attım
neyse kaderin çıksın falın.
Benden bir dirhem sevgi çalamadı hasım.
Sıkı ve zor bir yaşamın içinde yuvarlanan bir çenem olduğundan hastalıklı ve bulaşıcı bu nazım.
Rabbın nefesi rüzgâr olmuş ben onunla sonsuza eserim.
Cevapların olmalı
çünkü sorularım vardı !... Her kekelediğinde yalan sinyallerin yandı.
Şimşek çakışı misali beş saniyelik gelip geçendi ağlamacıkların.
Patakla ruhumun karamsar çocuklarını.. Al elinden şekerli elmalarını..
Ben nakit bir sevgiyim
karşılıksız hediyeyim
susuz bir bedeviyim..
En zor anda bir devadır hoş sesin
kendinle utanmadan konuş!...
Yüz psikopattan birinin açık kaşı...
Çocukken çizdiğim resimlerde iki kuşa selam eden güneş vardı...
Ruh halime egoist psikolojilerinizi aşılamaktasınız neden?
İlk sigarayla merhabalaşmamda kendimi kabile reisi sanmıştım.
Yazdıklarımın hepsini kaderden çaldım.
Rüyalarımdaki işaretlerle güne üzgün başladım.
Korkularımı istemeden besledim.
Kimlik krizi geçirenlere dualar ettim.
Tanıdığım beş kişiden dördü bana aynı soruyu sorar.
Bunca varlığın rahatlığında neden Sagopa karamsar?
Ne bileyim ben life goes on ....
Çığlıkların hakimiyetindeki bu haykırışlar aleminde
kaç dizeyle tanımı yapılacaktır mutluluk senaryolarının?
Benim modum nedir? Salla durum ne olursa olsun.
Ben ve bedenim yaşlanırken vakte hiç de aldırmazdık.
Salağa yattım uyuya kaldım
ikincilere tövbeliydim.
Aslında kendi elimin kiriydim kendi lekemi çözemedim.
Dudaklarım yalpalar
tekerrür kapını ısrarla çalar. Aç ya da açma en iyi sen bilir
unutma her kapıyı açar elbet çilingir.
Son vedanın adını elveda koydum.
Umut çocuklarımı bugünlere getirebilmem uzun zaman aldı.
Berduş halim arbedemde yumruklarımı sıvazladı.
Cehennemde yaşadığım için cennet hakkımdır.
Adımı duymayın kaç yazar kalbim tanıdığım en iyi yazar.
Nedense işler karmakarışık işler
kalbim sevdiğim özler
hani varya bazen özlü sözler onları düşünüp dolu gözler!
Bir basit kelama kurban gider kurallar.
Karanlık Olmadan Aydınlık Değersiz Bir Pırlanta .
Eski dosttan düşman olmaz bunlar en büyük yalanlar.
Cihanda 3 şey maneviyse ONUR -HUZUR –GURUR.
Bu dilden firar eden her söz
yaydan çıkmış ok gibi sözler bazen bir hazine bazen dermansız bir dert tipi.
Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz gelmemiş yarından hep mi şikâyetçiyiz biz.
Saniyeler dakikalarla yapar alışverişi saatler seni alır benden korkarım olamaz gelişi.
Hasret gözümün ışıklarını söndüren alçak misafir afi tap sönük bir mum ayrılık hain bir zehir.
Rüzgâr saçını süpürse mest olur bakışlarım.
Adınla uyanır kulaklarım
yüzünle açar göz kapaklarım.
En güzel şiirlerimle kaleme adini sayıklatırım.
Odamın hayaletisin sessizliğine aşığım.
Bu devranın binlerce sevgi müşterisinden biriyim yalnızlığıma küfrederim sensiz halden müştekilim.
Hayat günlük defter yaprağı hazan gelir dökülür gelirken ne getirilir ki giderken ne götürülür.
Yüzüne baktığım her an cennetten bahçe görülür.
Seni içeren masallarım anlatılacak kadar kısa degiller.
Ask ilinde bir tarafta cüceler diğer yanda devler.
İşler organize edildi ve amiral battı.
Zulüm taşıyla kanatı verdi başımı felek kahpesi.
Gık çıkarmaz dilden aciz sessiz Sagopa dilsizi
Kalp hayat endişesiyle akan zamanı tavaf etti.
Gözler sözlerin sertliğiyle yaşa bulanıp ah çekti
Sensiz geçen günlerin kazası yok be sevgili…
Saadet yanımdan ayrılmasın Kasvet ağacımı taşladım
Ham meyveler topladım
Sessizlik beni dilsiz yaptı.
Kalem düşman ellerinde temiz kalbi karaladı.
Gönlüm aydın
ruhum yüzüme yuva kuran bir kuş.
Gözlerim alçak seyirde yüksekler desteksiz uçuş Ellerim dilimi büker